Hükümdar / KomutanOrta Çağ

Selahaddin Eyyubi

Yaşadığı DönemMS 1137 – 1193
Doğum YeriTikrit
AlanDevlet Yönetimi, Askeri Strateji
Şam Kalesi önündeki Selahaddin atlı heykeli (2008 fotoğrafı). Selahaddin'in yaşadığı dönemden kalma bir tasviri değildir; modern bir anıttır.

HeykelŞam Kalesi önündeki Selahaddin atlı heykeli (2008 fotoğrafı). Selahaddin'in yaşadığı dönemden kalma bir tasviri değildir; modern bir anıttır.Graham van der Wielen (fotoğraf), Wikimedia Commons (CC BY 2.0)

İçindekiler

Genel Bakış

Selahaddin Eyyubi (tam adıyla Yusuf b. Eyyub, “Selahaddin” dinin doğruluğu anlamına gelen bir onur unvanıdır), Kürt kökenli bir aileden gelerek Mısır'da Fatımi halifeliğine son verip Eyyubi hanedanını kuran; 1187'de Kudüs'ü Haçlılardan geri alarak (bkz. Selahaddin'in Kudüs'ü Fethi) İslam dünyasında efsanevi bir birleştirici-kurtarıcı kahraman, Avrupa'da ise düşmanına gösterdiği hoşgörülü tutumla saygı duyulan nadir bir "asil düşman" figürü olarak tarihe geçen komutan ve devlet adamıdır.

Kaynaklar: [1]

Doğumu ve Erken Yaşamı

1137'de bugünkü Irak'taki Tikrit kalesinde doğan Selahaddin, babası Necmeddin Eyyub'un hizmet ettiği Zengî hanedanının Suriye'deki saraylarında büyüdü; genç yaşta hem askeri hem dini eğitim aldı ve amcası Esadüddin Şirkuh'un komutası altında, 1164'ten itibaren Mısır seferlerine katılarak askerlik kariyerine başladı. Tam adı Yusuf b. Eyyub'du; “Selahaddin” (dinin doğruluğu) bir onur unvanıydı ve Kürt bir aileden geliyordu.

Kaynaklar: [1]

Mısır'da İktidara Yükseliş

Amcası Şirkuh'un komutasındaki Suriye ordusuyla, Haçlıların Mısır'ı ele geçirme girişimlerine karşı Fatımi halifeliğini savunmak üzere Mısır'a gönderilen Selahaddin, kısa sürede kendi askeri ve siyasi yeteneğiyle öne çıktı; amcasının 1169'daki ölümü üzerine Mısır'ın vezirliğine getirildi. 1171'de zayıflamış Şii Fatımi halifeliğini resmen sona erdirip Mısır'ı Sünni Abbasi halifeliğine (bkz. Abbasi Halifeliği) bağlayarak kendi hanedanının -Eyyubi Devleti'nin- temelini attı; bu, mezhepsel bir birleşme hamlesi olarak İslam dünyasında geniş yankı buldu (bkz. Fatımi Halifeliği).

Kaynaklar: [1]

Suriye'nin Birleştirilmesi

Mısır'daki gücünü sağlamlaştırdıktan sonra Selahaddin, dikkatini parçalanmış Suriye topraklarına çevirdi; Nureddin Zengî'nin 1174'teki ölümünün ardından Şam'a barışçıl biçimde girdi; Wikipedia'ya göre 1175'te Hama ve Humus'u aldı, aynı yıl Nisan ayındaki Hama Boynuzları Muharebesi'nde Zengî rakiplerini yendi, 1183'te Halep'i, 1186'da Musul'u ele geçirdi. Şam, Halep ve Musul gibi şehirleri -bazen diplomatik evliliklerle, bazen kuşatmalarla- kendi hâkimiyeti altında birleştirerek Haçlı Krallıklarını çevreleyen tek, güçlü bir Müslüman siyasi blok oluşturdu -bu birleşme, Kudüs'ün geri alınmasının stratejik ön koşuluydu.

Kaynaklar: [1]

Hıttin Zaferi

4 Temmuz 1187'de Selahaddin'in kuvvetleri, Kudüs Haçlı Krallığı'nın topladığı ana orduyu -susuz ve yorgun bir arazide, akıllı bir taktik manevrayla- Hıttin'de kuşatıp ezici bir yenilgiye uğrattı; Wikipedia'ya göre Haçlı ordusu yaklaşık 18.000–20.000 kişiden (1.200 şövalye dahil), Selahaddin'in ordusu ise yaklaşık 20.000–40.000 kişiden (yaklaşık 12.000 düzenli süvari) oluşuyordu; Haçlılar Taberiye Gölü'ne erişimlerini kaybedip susuz kaldı, Selahaddin'in askerleri geceleyin kuru otları ateşe vererek düşman moralini daha da çökertti. Kutsal Haç emaneti Selahaddin'in eline geçti; Kral Guy de Lusignan esir alındı ama “krallar kralları öldürmez” diyerek bağışlandı, ateşkesi bozan Reynald de Chatillon ise Selahaddin tarafından bizzat idam edildi. Esir alınan yaklaşık 200 Tapınak ve Hospitalier şövalyesi kılıçtan geçirildi; hayatta kalan piyadeler köleleştirildi. Bu zafer, Haçlı Krallığı'nın askeri gücünü fiilen ortadan kaldırarak Kudüs'ün savunmasız kalmasına yol açtı.

Kaynaklar: [2]

Kudüs'ün Fethi

Hıttin'deki zaferin ardından Selahaddin, 2 Ekim 1187'de Kudüs'ü kuşattı; şehri Balian d'Ibelin savundu; kuşatma 20 Eylül–2 Ekim 1187 arasında sürdü. Wikipedia'ya göre Selahaddin, 1099'da Haçlıların Kudüs'ü aldığında sivil halkı kılıçtan geçirmesinin tam tersine bir yol izleyerek başta erkek başına 10, kadın başına 5, çocuk başına 2 dinar fidye önerdi; ödeyemeyecek 20.000 kişiyi serbest bırakmak için 100.000 dinar istedi, Balian ile pazarlık sonunda bu 7.000 kişi için 30.000 dinara indi. Kaynak, bu teslimin 1099'daki Haçlı katliamına kıyasla “görece barışçıl” olduğunu vurgular; buna karşın ödeyemeyenlerden yaklaşık 15.000 kişi (7.000 erkek, 8.000 kadın ve çocuk) köleleştirildi. Selahaddin ayrıca kardeşinin ricasıyla 1.000, Patrik'in ricasıyla 700 esiri ücretsiz bıraktı ve fidye ödeyemeyen yaşlıların şehri özgürce terk etmesine izin verdi.

Kaynaklar: [3]

Çağdaş Kaynaklar: Bahâeddin İbn Şeddad

Selahaddin'in yaşamına dair en zengin çağdaş anlatım, Wikipedia'ya göre 1145–1234 arasında yaşayan Arap hukukçu ve tarihçi Bahâeddin İbn Şeddad'a aittir. “Ordu kadısı” olarak Selahaddin'e yakın bir danışman oldu, Akka Kuşatması'na ve Arsuf Muharebesi'ne bizzat tanıklık etti. “en-Nevâdirü's-Sultâniyye ve'l-Mehâsinü'l-Yûsufiyye” adlı eseri büyük ölçüde kişisel gözleme dayanır ve Selahaddin'i “Müslümanların onu gördüğü gibi” eksiksiz bir portreyle anlatır; metin günümüze bütünüyle ulaşmış ve basımı bugün de sürmektedir; bu madde ondan doğrudan değil, ona dayanan modern kaynaklar üzerinden yararlanmıştır.

Kaynaklar: [5]

Üçüncü Haçlı Seferi ve Aslan Yürekli Richard

Kudüs'ün kaybı Avrupa'da büyük bir şok yarattı ve Üçüncü Haçlı Seferi'ni tetikledi; sefere İngiltere Kralı I. Richard (Aslan Yürekli), Fransa Kralı II. Philippe ve yolda boğularak ölen Kutsal Roma-Cermen İmparatoru I. Friedrich (Barbarossa) katıldı. Selahaddin bu seferde, özellikle Richard ile uzun ve karşılıklı saygıya dayanan bir askeri-diplomatik mücadeleye girişti. Wikipedia'ya göre 7 Eylül 1191'deki Arsuf Muharebesi'nde Richard'ın yaklaşık 10.000–11.200 kişilik ordusu (10.000 piyade, 1.200 ağır süvari), sayıca üstün olmasına rağmen Selahaddin'in yaklaşık 25.000 süvarisini bozguna uğrattı; Haçlı kayıpları yaklaşık 700, Eyyubi kayıpları için 7.000'i aşan iddialar vardır ama kesin sayı belirsizdir. Selahaddin bu yenilginin ardından Askalan, Gazze, Lidda ve Remle gibi güney kalelerini yıktırıp elinde tutamadı. 1192'deki Jaffa Antlaşması'yla üç yıllık bir ateşkes sağlandı: Haçlılar Jaffa'ya kadar kıyı şeridini elinde tuttu, Kudüs Müslüman denetiminde kaldı ve Batılı Hristiyan hacılara şehri ziyaret hakkı tanındı; her iki taraf da yıpranmıştı ve Richard Avrupa'ya dönmek zorundaydı. Kaynak, İmparator Friedrich'in Anadolu'da bir nehri geçerken boğulduğunu ve ordusunun büyük bölümünün seferden çekildiğini de belirtir; bu, Üçüncü Haçlı Seferi'nin başlangıçtaki üç hükümdarlı görkeminin neden fiilen Richard'la Selahaddin arasındaki ikili mücadeleye indirgendiğini açıklar.

Kaynaklar: [4] [7]

Kişiliği ve Cömertliği

Selahaddin, dönem kayıtlarına göre kişisel yaşamında son derece sade kaldı ve büyük servetinin çoğunu hayır işlerine, medreselere ve askerlerine dağıttı; ölümünde -kendisine ait olan bir imparatorluğa rağmen- cenaze masraflarını karşılayacak kadar kişisel parası bile kalmamıştı. Bu cömertlik ve düşmanlarına karşı gösterdiği şövalyece tutum, onu Avrupa edebiyatında bile olumlu bir figüre dönüştürdü: Dante'nin “İlahi Komedya”sının Cehennem bölümünde (IV. Kanto), Selahaddin Homeros, Aristoteles, Sokrates, Platon ve İbn Sina gibi “erdemli” kabul edilen Hristiyan olmayan isimlerle birlikte, cezalandırılmayan ama cennete de giremeyen Limbo'da yer alır. 4 Mart 1193'te Şam'da öldü; Emevi Camii'ne bitişik bir türbeye gömüldü.

Kaynaklar: [1]

Selahaddin'den Sonra: Eyyubi Devleti'nin Bölünmesi

Wikipedia'ya göre Selahaddin 1193'te ölümünde topraklarını tek bir merkezi imparatorluk yerine akrabaları arasında paylaştırmıştı: oğlu el-Efdal Şam'ı (Filistin ve Lübnan Dağı dahil), ez-Zahir Halep'i, el-Aziz Osman Kahire'yi aldı; kardeşi el-Adil ise Yukarı Mezopotamya'yı elde etti. Oğulları arasındaki çekişmeler 1200'e kadar sürdü; el-Adil o yıl Kahire'yi fethedip el-Efdal'i iç sürgüne zorlayarak Selahaddin'in soyu yerine kendi hattını sonraki elli yıla egemen kıldı. Eyyubi hâkimiyeti iki aşamada sona erdi: Mısır'da 1250'de es-Salih Eyyub'un ölümünün ardından oğlu Turan Şah, Haçlı istilasını püskürten Memlük komutanlarınca devrildi; Suriye'deki kalan topraklar ise Moğolların Halep'i yağmalamasıyla 1260'ta sona erdi. Hama'daki bir kol 1341'e kadar sürdü.

Kaynaklar: [6]

Tarihsel Önemi ve Miras

Selahaddin, İslam dünyasında hem askeri bir kurtarıcı hem parçalanmış Müslüman topraklarını birleştiren bir devlet adamı olarak efsaneleşti; 20. yüzyılda Arap milliyetçiliği ve Filistin meselesi bağlamında da sıkça sembolik bir referans figürü olarak kullanıldı. Oryantalist Batı tarih yazımının onu genellikle "asil ama nihayetinde yenilen düşman" klişesine indirgeme eğilimine karşın, İslam tarih yazımında Selahaddin, adil ve birleştirici liderliğin kalıcı bir örneği olarak anılmayı sürdürüyor. Doğum yeri Tikrit'i de içine alan bugünkü Irak'taki Selahaddin Vilayeti, 1976'da Bağdat Vilayeti'nden ayrılarak kurulduğunda onun adını aldı; bu, adının günümüz idari coğrafyasında da yaşadığının somut bir örneğidir.

Kaynaklar: [1]

Tartışma: Selahaddin Kürt müydü, Nasıl Anılır?

Selahaddin'in Kürt kökeni kaynaklarda açıkça belirtilir: Wikipedia onu Tikrit'te doğan Kürt bir aileden Yusuf b. Eyyub olarak tanımlar. Ancak modern Kürt milliyetçiliğinin onu nasıl bir sembol olarak kullandığına dair ayrıntılı bir akademik değerlendirme, kullandığımız kaynakta yer almaz; bu nedenle bu konuda ayrıntılı bir iddia kurulmamıştır. Selahaddin'in mirası, kaynağa göre Müslüman, Kürt, Arap ve Batı kültürlerinde şövalyelik ve askerî liderliğin bir simgesi olarak saygıyla anılır; bu, tek bir ulusal kimliğe indirgenemeyecek bir mirastır. Hero görselindeki heykel de bugün Şam'da, farklı toplulukların ortak biçimde sahiplendiği bir kamusal anıt olarak durmaktadır.

Kaynaklar: [1]

Tartışma: Kudüs'te Ne Kadar Hoşgörülüydü?

Selahaddin'in Kudüs'te gösterdiği tutum sık sık mutlak bir hoşgörü örneği olarak anlatılır; kaynaklar bunu kısmen doğrular, kısmen sınırlar. Wikipedia'ya göre teslim şartları gerçekten de 1099'daki Haçlı katliamına kıyasla “görece barışçıl”dı ve Selahaddin fidye miktarlarını pazarlıkla düşürüp yüzlerce kişiyi kendi cebinden ya da rica üzerine ücretsiz serbest bıraktı. Ancak aynı kaynağa göre fidye ödeyemeyen yaklaşık 15.000 kişi köleleştirildi; bu, dönemin savaş hukukunda olağan bir uygulama olsa da, anlatının yalnızca “cömertlik” vurgusuyla tam aktarılmadığını gösterir. Bu madde, iki gerçeği (hem göreli hoşgörü hem kitlesel köleleştirme) birlikte sunar.

Kaynaklar: [3]

Önemli İsimler

  • Necmeddin EyyubSelahaddin'in babası

    Zengî hanedanının hizmetindeydi.

  • Esadüddin Şirkuh1164–1169

    Selahaddin'in amcası; Mısır seferlerini yönetti.

  • Nureddin Zengîö. 1174

    Selahaddin'in bağlı olduğu hükümdar; ölümü Şam'ın alınmasını kolaylaştırdı.

  • Guy de LusignanHıttin, 1187

    Kudüs Haçlı Kralı; Hıttin'de esir alındı, bağışlandı.

  • I. Richard (Aslan Yürekli)Üçüncü Haçlı Seferi

    Arsuf'ta Selahaddin'i yendi; 1192'de Jaffa Antlaşması'nı imzaladı.

  • Bahâeddin İbn Şeddad1145–1234

    Selahaddin'in çağdaş biyografisini yazan ordu kadısı.

Kilit Olaylar Kronolojisi

  • Hıttin Zaferi.

  • Selahaddin'in ölümü.

  • Arsuf Muharebesi.

  • Kudüs kuşatması ve fethi.

  • Selahaddin Tikrit'te doğdu.

  • Şirkuh'un ölümü; Selahaddin Mısır veziri oldu.

  • Fatımî Halifeliği sona erdirildi.

  • Şam'a girdi (Nureddin Zengî'nin ölümü).

  • Halep'i aldı.

  • Musul'u aldı.

  • Jaffa Antlaşması.

  • el-Adil Kahire'yi aldı.

  • Mısır'da Eyyubi hâkimiyeti Memlüklere geçti.

  • Suriye'deki Eyyubi toprakları Moğollarca alındı.

Kaynaklar ve ileri okuma

Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.

  1. Wikipedia — Saladin (üçüncül kaynak)

    Selahaddin'in yaşamı, seferleri ve ölümü. Üçüncül kaynaktır.

  2. Wikipedia — Battle of Hattin (üçüncül kaynak)

    Hıttin Muharebesi'nin rakamları. Üçüncül kaynaktır.

  3. Wikipedia — Siege of Jerusalem (1187) (üçüncül kaynak)

    Kudüs kuşatması ve fidye şartları. Üçüncül kaynaktır.

  4. Wikipedia — Battle of Arsuf (üçüncül kaynak)

    Arsuf Muharebesi ve Jaffa Antlaşması. Üçüncül kaynaktır.

  5. Wikipedia — Baha ad-Din ibn Shaddad (üçüncül kaynak)

    Bahâeddin İbn Şeddad'ın biyografisi. Üçüncül kaynaktır.

  6. Wikipedia — Ayyubid dynasty (üçüncül kaynak)

    Eyyubi Devleti'nin bölünmesi ve sonu. Üçüncül kaynaktır.

  7. Wikipedia — Frederick Barbarossa (üçüncül kaynak)

    Barbarossa'nın Anadolu'da boğularak ölümü. Üçüncül kaynaktır.

Sık Sorulan Sorular

Hıttin'de kaç asker savaştı, ne kadar kayıp verildi?

Wikipedia'ya göre Haçlı ordusu yaklaşık 18.000–20.000 kişiden (1.200 şövalye dahil), Selahaddin'in ordusu ise yaklaşık 20.000–40.000 kişiden oluşuyordu. Kesin kayıp rakamı verilmez, ancak Haçlı ordusunun büyük bölümü öldürüldü ya da esir alındı; esir alınan yaklaşık 200 Tapınak ve Hospitalier şövalyesi kılıçtan geçirildi, hayatta kalan piyadeler köleleştirildi.

Kudüs'te fidye ödeyemeyenlere ne oldu?

Wikipedia'ya göre Selahaddin başta erkek başına 10, kadın başına 5, çocuk başına 2 dinar fidye önerdi ve ödeyemeyecek 20.000 kişi için 100.000 dinar istedi; Balian d'Ibelin ile pazarlık sonunda bu, 7.000 kişi için 30.000 dinara indi. Buna rağmen ödeyemeyen yaklaşık 15.000 kişi (7.000 erkek, 8.000 kadın ve çocuk) köleleştirildi. Selahaddin kardeşinin ricasıyla 1.000, Patrik'in ricasıyla 700 esiri ayrıca ücretsiz bıraktı.

Eyyubi Devleti Selahaddin'den sonra ne kadar sürdü?

Wikipedia'ya göre Selahaddin toprakları akrabaları arasında paylaştırdı ve kardeşi el-Adil 1200'de Kahire'yi alarak kendi hattını elli yıl egemen kıldı. Mısır'daki Eyyubi hâkimiyeti 1250'de Memlük komutanlarının Turan Şah'ı devirmesiyle, Suriye'deki kalan topraklar ise 1260'ta Moğolların Halep'i almasıyla sona erdi; Hama'daki bir kol ise 1341'e kadar sürdü.